“HILLARY RODHAM CLINTON” İMZA ANALİZİ

Author (:en:User:NYKenny) released this work into the public domain. See original image here :en:Image:HRClintonSignature.JPG.Image via Wikipedia

2008 yılı, 2007 yılında yaşananlar açısından bakıldığında, hayli mühim gelişmelerin şahidi olacağımız bir zaman dilimi gibi görünüyor. Türkiye’nin yaşadığı bir seçim deneyimi ve ardından yaşanan olayların şekillendirdiği tarih, ve bu yılın sonunda Amerika’da yapılacak başkanlık seçimi ve neticesinde tüm dünyanın kaderini etkileyecek yeni bir dönem.

Ve bu dönemi şekillendirecek insanlardan biri de George Walker Bush öncesi ABD başkanı, Bill Clinton’un eşi Hillary Diane Rodham Clinton.

Hillary Clinton’un imzasını ilk gördüğümde bende oluşan ilk fikir bu imzanın bir bayandan ziyade bir erkeğe ait olduğu yönündeki fikirdi. Çünkü imzadaki tavır, açık bir şekilde bunu gösteriyor.

Her ne kadar bir yazının yahut imzanın erkeğe mi yoksa bayana mı ait olduğu bilinemez diyenler var ise de, ben tecrübelerimin neticesinde böyle bir bilginin yazıdan yahut imzadan edinilebileceğini biliyorum. Ancak şunu da söylemekte yarar var. Bazı erkeklerin ve bayanların yazıları bu hususun dışında kalabiliyor. Yani bir erkek bayan gibi, bir bayan da erkek gibi bir yazı stiline sahip olabiliyor. Ama bunun pek fazla olmadığını söylemeliyim.

İmza açık ve net. İsim kolaylıkla okunabiliyor. Bu bize Hillary Clinton’un açık bir kişiliği olduğunu gösteriyor. Tatmin olmaz bir ego. İlk ismini gizleme veya farklı bir seviyeye taşıması, görünümüyle ilgili kompleksi olduğunu gösteriyor.

Duygusal açıdan incinmişlik ve bunun doğurduğu aksilik, agresif tavırlar var. Ancak buna rağmen, tamamiyle hislerini ön plana çıkarmayıp, yeterince mantıklı davranabilme kabiliyetine de sahip.

İşlek bir zekâya sahip. Karar alırken genel geçer kabullerin dışına çıkmak gibi bir eğilimi yok. Serbestlikten hoşlanıyor, sıkıya gelebilecek bir yapıda değil. Ben merkezci. Kendi çıkarları için başkalarını kullanmaktan çekinmez ve bunda da başarılı. Kurnaz, hilekâr.

Hedeflerine ulaşmak için seçtiği yöntemlerin her zaman mantıksal bir dayanağı olmasını istiyor. Yani oldukça gerçekçi diyebiliriz. Kolay çalışılabilecek biri olmasına rağmen, aslında yapılan işin tüm safhalarında kendi izi olsun istiyor. Bunu da ortalıkta görünerek değil de, geri planda gerçekleştirme eğilimi var.

Pek de öyle liderlik vasfının olduğunu zannetmiyorum.

Read the rest of this entry »

Tags : ,